Anal Fissür (Popoda Çatlak) Nedir?

Bebeklerde sık görülen bir durum olan anal fissür anüs bölgesinde deri ile anüs iç kısmı birleşim yerinin arasının yırtılması, çatlamasıdır.En sık görülen kanama nedenlerindendir.

Anal Fissür Niye Olur?

Kabızlık en sık nedendir.Sert kaka yapılma esnasında yırtılmalar olur.Bu yırtılma ve kaka yapma esnasında gelişen ağrı bebeğin kakasını tutmasına neden olur ve bu da kalın barsağın son kısmının su emme özelliğinden dolayı daha sert bir kaka ya neden olacağından kısır döngüye dönüşür ve yırtık ve çatlak devamlı bir hal alır.

Kabızlık olduğu kadar ishalde zaman zaman anal fissür nedeni olabilmektedir.Özellikle gastroenterit durumlarında sık yapılan sulu kaka sonrasında çatlak olabilmektedir.

Nadiren başka hastalıkların belirtileri olarak da ortaya çıkabilir.

Muayene esnasında kolaylıkla görülebildiği gibi bazen dıştan kolayca görülemeyen ancak içeri doğru devam eden çatlaklarda olabilir.

Sert kaka olayın esas nedenlerinden birisi olduğu için kakanın yumuşatılmasına yönelik girişimler tedavinin önemli ve ilk kısmını oluşturur.Posa bırakan gıdalar, ek gıda alabilen uygun yaşta olanlara eklenebilecek sebzeler ,pediatrik gastroenterologca önerilen kişiye özel yaklaşım ve gıda takviyeleri ile bu durum düzeltilir.Özellikle yaz aylarında olmak üzere su kaybının akılda bulundurularak bunun giderilmesi önemlidir.Kakanın daha rahat yapılabilmesi için verilen destek şuruplarda bulunmaktadır.

Sıcak oturma banyosu hem fiziksel bir temizlik sağlama,hem kaka yapma uyarısını artırma hem de pelvik (alt) bölge kaslarının rahatlaması hem de spazma uğramış olabilen anüs e ait dış kasın gevşemesine yardımcı olacağından önemlidir.Günde 3-4 kez yapılmalıdır.

Takiben lokal anestezikli pomad uygulaması rahatlatıcı olmakta ve kaka yapma esnasında az da olsa ağrıyı hafifletmektedir.

Tuvalet terbiyesi yaşına gelmiş olan çocuklarda ise belirli saatlerde kaka yaptırmanın sağlanması hem tedavi hem alışkanlık açısından destekleyicidir.

Geçmeyen ve başarılı olunamayan olgularda enerjik müdahale yapılamadığında çok nadiren de olsa olay kronikleşmektedir.Böyle durumlarda dış kas spazmını ve direncini aşabilmek için çok nadiren anestezi altında müdahale gerekebilmektedir.